Mehmet AKGÜN

Mehmet AKGÜN

mehmetakgun@kayseridijitalhaber.com

Aşkın "M" Hali

Öncesi ve sonrası mutlu bir evlilik, çiftlerin birbirleriyle kurduğu sağlıklı ve kaliteli bir
iletişimle başlar. Çiftler arasındaki iletişim her ne kadar sağlıklı ve kaliteli olursa,
evlilik süreci de o kadar mutlu, huzurlu ve daimi olur.
 
Peki, mutlu bir evliliğe ilk adım nasıl atılmalı?
 
Evet, mutlu bir evliliğe başlangıç, ilk olarak kişinin kendisini, daha sonra da eşini “
kişilik, karakter ve mizaç “ olarak tanıyıp, tanıdıktan sonrada ortak bir uyum
sağlanmasıyla başlanmalı.
 
Yuva kuracak çiftler, mizaç uyumu sağlayarak evliliğe ortak bir anlam yükleyecek,
yükledikleri anlam ile beklentilerini azaltacak, azalan beklentiler ise kabullenme
sürecine dönecektir. Bu kabullenme süreci çiftlerin bir ömür boyu birlikte sürecekleri
hayatta, bakış açılarını değiştirmekle kalmayıp evliliklerini riskli bir kumardan mutlu ve
keyifli bir aşk oyununa çevirmelerini sağlayacaktır.
 
Ya son yıllarda, büyük bir hayal ve aşk ile başlayıp sonu kanlı ve bıçaklı biten
evliliklere ne demeli? Hani evlenmeden önce her şeyin tozpembe gözüktüğü,
evlendikten sonra ise ‘’ Nasıl olsa ele alırım bu adam ya da kadını ‘’ diye
düşünüldüğü veyahut ‘’ Nasılsa değişir ya da değiştiririm ‘’diye umut edip, hayatın bir
anda karardığı o evlilikler.
 
Ne yazık ki üzülerek söylüyorum, her geçen gün başlangıçta imtizaçsızlıkların sorun
edilmediği, sonunda ise A’dan Z’ye tüm toplumu derinden sosyal ve psikolojik
etkileyen ve sonu ayrılıklar ile bitse şükredeceğimiz ama ayrılık ile kalmayıp çatışma
ve felakete ortak zemin hazırlayan çiftlerin kendi mizaç otomatizmim dayatmalarının
tavan yapıp, başta kendileri olmak üzere, aile bireyleri ve sosyal çevrelerini topyekün
olarak, trajikomik bir şekilde tesir altına aldığı hikayelere şahit oluyoruz.
 
Bizlerin ister kadın olsun, ister erkek olsun pozitif ayrımcılık yapmadan, özellikle
dünyaya getirdiğimiz evlatlarımızı ve onların geleceklerini de düşünerek, ilişki
kurmadan ya da evlenmeden önce bir farkındalığa sahip olmamız gerekiyor. Bu
farkındalık, bireyin doğuştan gelen ve hayatı boyunca hep aynı kalan mizaç yapısı
hakkında bilgi sahibi olmasıdır. İnsan ancak kendi mizaç yapısını yani huyunu
öğrendikten sonra ilişkilerinde ne istediğini, karşı taraftan ne beklediğini ve birlikte
yaşadığı insanlara nasıl davranması gerektiğini iyi bilir ve yaşadığı problemler
karşısında objektif bir bakış açısı geliştirmeyi öğrenir.
 
O zaman yapmamız gereken şey çok basit ‘’ Ne olursa, kurduğumuz ya da kurmayı
düşündüğümüz ilişki mutlu ve uyumlu bir şekilde devam eder? ‘’ sorusuna samimi bir
şekilde cevap aramak.
 
Bu arada unutmadan, cevap arayışınıza kendinize doğru bir sefer başlatıp,
mizacınızı keşfetmek ile başlayın…
 
PAYLAŞ
×